1. Anasayfa
  2. Dijital Bilgi

Dijital Miras ve Siber Hijyen

Dijital Miras ve Siber Hijyen
Dijital Miras ve Siber Hijyen
0

Dijital Ayak İzinden Kurtulmak: İnternetteki Gölgenizi Nasıl Temizlersiniz?

2004 yılında internete ilk “Merhaba” dediğimde, her şey çok daha masumdu. Bir forum sitesine üye olurken verdiğimiz e-posta adresi sadece bir iletişim kanalıydı. Bugün ise durum bambaşka. İnternette attığımız her adım, tıkladığımız her bağlantı ve üye olup unuttuğumuz her platform, arkamızda silinmesi güç birer dijital gölge bırakıyor. 22 yıllık bu yolculukta öğrendiğim en büyük ders şudur: Dijital dünyada “görünmez” olmak bir lüks değil, artık bir güvenlik zorunluluğudur.

Üye Olup Unuttuğumuz O “Dijital Mezarlıklar”

Hepimizin geçmişinde bir bilgiyi öğrenmek için, bir araçı kullanmak için yada bir programı, temayı indirmek için üye olduğu ama ismini bile hatırlamadığı onlarca platform var. Eski forumlar, kapanan blog siteleri, bir dönem popüler olan sosyal ağlar… Bu siteler belki artık yaşamıyor ama senin verilerin (e-posta adresin, şifren, belkide eski bir fotoğrafın) hala o sunucuların tozlu raflarında duruyor.

Tecrübelerimle söylüyorum ki, siber korsanların en sevdiği yerler bu “dijital mezarlıklardır”. Çünkü bu siteler artık güncellenmez, güvenlik yamaları yapılmaz. Bir gün bir bakarsın, 10 yıl önce kullandığın o basit şifre, bugün bankacılık uygulamanda kullandığın e-postanla eşleşmiş. İşte sızıntı tam burada başlar. AppBilgi’deki Dijital Ayak İzi Testi aracını kurgularken, ziyaretçilere aslında bu tehlikeyi göstermek istedim; internette hakkınızda ne kadar çok “açık veri” varsa, o kadar kolay hedef olursunuz.

Siber Hijyen: Her Sabah Diş fırçalamak Gibi Bir Alışkanlık

Yazılımcılık mutfağında kod yazmaktan daha önemli bir şey varsa, o da yazdığın kodu ve sistemini temiz ve güvenli tutmaktır. Ben buna “Siber Hijyen” diyorum. Çoğu insan siber güvenliği sadece karmaşık şifreler koymak sanıyor. Oysa gerçek güvenlik, gereksiz yüklerden kurtulmaktır.

Kullanmadığın her uygulama, telefonunda duran her fazla izin, tarayıcında biriken her çerez (cookie), aslında evinin kapısını açık bırakmakla eşdeğerdir. Bir geliştirici gözüyle baktığımda, sunucuyu yoran hantal eklentiler neyse, dijital hayatımızı yoran bu fazla veriler de odur. Sitemdeki Görsel Küçültücü mantığı gibi; gereksiz veriyi (metadata) at, sadece ihtiyacın olanı sakla. Eğer telefonundaki bir el feneri uygulaması rehberine erişmek istiyorsa, orada teknoloji değil, art niyet vardır.

Şifre Karmaşasından Şifre Stratejisine Geçiş

“123456” veya doğum tarihinizi şifre yapmayın uyarısını artık herkes biliyor. Ama hala yapılan en büyük hata, aynı şifreyi her yerde kullanmak. Bir usta olarak şunu söyleyebilirim: Dünyanın en güvenli şifresini de koysanız, o şifreyi 10 farklı yerde kullanıyorsanız, aslında hiçbir yerde güvenli değilsinizdir.

Şifre yönetimi bir matematik işidir. Karakter uzunluğundan ziyade “entropi” yani rastgelelik önemlidir. Bir şifrenin siber korsanlar tarafından kırılma süresini hesaplayan Parola Güvenlik Labaratuarı aracımda da gördüğümüz gibi; saniyeler ile milyarlarca yıl arasındaki tek fark, o küçük insani dokunuş ve rastgeleliktir. Kendi özel şifreleme algoritmanızı (kafanızda kurduğunuz bir mantıkla) her siteye göre evriltmek, sizi dijital dünyada bir adım öne çıkarır.

APK ve Dosya Güvenliği: Bedava Peynir Sadece Fare Kapanında Olur

İnternette bir dosyanın “premium” veya “crackli” halini bedava bulduğunuzu sandığınızda, aslında “ürün” siz olursunuz. 22 yıl boyunca o kadar çok “truva atı ve böcek” gördüm ki, en masum görünen bir mobil oyun paketinin (APK) bile arka planda mikrofonunuzu açıp sizi dinleyebildiğine defalarca şahit oldum.

Dijital ayak izinizi temizlemek istiyorsanız, önce içeriye neyi aldığınıza dikkat etmelisiniz. Bir dosyayı indirmeden önce onun dijital imzasını (hash) kontrol etmek, siber dünyada emniyet kemeri takmak gibidir. Sitemizdeki Dosya & APK Güvenlik Analizörü‘nü bu yüzden, MB veya GB sınırı olmadan, kullanıcının o “bedava” görünen tehlikeleri saniyeler içinde teşhis etmesi için kurguladım.

Benim bunca zaman gördüğüm ve tanık olduğum dijital sorunların en büyük sebeplerinden biride bilgisayar, tablet yada telefon başında internete gezerken veya bir uygulamayı kullanırken ki rahatlığımızdır. Sanıyoruz ki bu dünya başka bir dünya ve bu dünyada bize kimse bişey yapamaz. Böyle bir özgüvenimiz var,  aslında tam tersine reel dünyada bizi zora sokacak bir çok tehlikenin farkındayız ve önlemimizi alıyoruz. Peki internette başımıza gelebilecek tehlikeleri bildiğimiz halde neden umursamıyoruz. İşte bizim asıl problemimiz bu.

Artık herşeyin farkına varıp daha ciddi ve daha temkinli olmamız gereken bir çağdayız. Umarım bu yazım siz değerli okurlarıma fayda sağlar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir